
1974 senesinde kurulmuş olan Özak Turnike'nin ana faaliyet alanı turnike ve turnikeli geçiş sistemleri üretimidir. Geçiş kontrol, güvenlik amaçlı geçiş kontrolü yapan turnike sistemlerinin yanında özürlü kişilerin geçişleri için özel çözümleri ile V.I.P. geçişleri içinde özel dizayn ve tasarımlı çözümleri de mevcuttur. Şirketin Genel Müdürü Özer Özalp ile yapılmış olan röportaj aşağıdadır.
Türkiye'de otomatik turnike sektörünün teknoloji ve tasarım açısından geldiği nokta nedir?
Özer Özalp: Türkiye de Turnike Sistemleri'nin geldiği nokta teknolojik ve tasarım açısından hızlı bir gelişim göstermektedir. Ülkemizde, sektörle ilgili teknoloji açısından hızlı bir ilerleme gözlemlemiyoruz. Var olan bilgi birikimi ve alt yapı sistemin teknolojisini dünya üzerinde rekabette Türkiye'yi bu konuda avantajlı bile yapmaktadır. Hele tasarım açısından Türkiye'nin avantajları diğer gelişmiş ülkelere göre son derece fazladır.
Ülkemizde var olan kullanım ve sistem yeterlilikleri son derece kusursuza yakın endüstriyel tasarım gerektirir, bunun sonucunda ise sistemler, gelişmiş ülkelerin kendi ihtiyaçlarının üzerinde bir yeterlilik sağlıyorlar.
Hangi mekana hangi turnikenin konulması ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatır mısınız?
Özer Özalp: Turnike seçiminde önce kullanım amacı kategorize edilmeli ve seçim buna göre değerlendirilmeli sonra ise mimari ve estetik tercihler değerlendirilmelidir. Örneğin: Stadyum uygulamaları için güvenli geçiş uygulamalarına uygun olan boy tipi turnikelerin seçilmesi gerekir. Burada bel tipi turnikeler uygulanmamalıdır. Bundan sonrası ise işin estetiği ve maddi boyutu olacaktır. Dış ortam – iç ortam içinde tercihler göz önünde bulundurulmalıdır. Bunların tümünü planlamadan evvel kaç kişinin ne kadar zamanda geçirileceği planlanmalı ve toleransları ile birlikte adetleri de belirlenmelidir.
Turnike geçiş sistemlerinde kalite kriterleri ve standartları nelerdir?
Özer Özalp: Kalite bir tercihtir ve inanıyoruz ki her kişi ve kuruluş kalitenin en üst düzeyini hak etmiştir. Ancak bazı durumlarda yönlendirilme eksikleri veya çeşitli etkenler bu kriterlerde farklı tercihlere yol açabiliyor. Elbette üreticilerin ISO veya benzeri kalite yönetim sistemleri olmalıdır, elbette ürünlerin TSE ve benzeri kalite belgeleri olmalıdır, ancak kesinlikle satış sonrası ürün – arıza katsayısının çok düşük olması ve arıza – servis hızının ve yeterliliğinin yüksek olması gereklidir. Tüm bunların bütününde ise müşteri memnuniyeti gerçek kaliteyi belirler.
Sektörün sorunları nedir, bu sorunların giderilmesi için neler yapılması gerekiyor?
Özer Özalp: Sektörün en önemli sorunu kalitesiz ve yetersiz ürünlere eğilimler olarak görülüyor. Kullanıcıların daha doğru tercih eğilimleri ise bu olguyu hızla değiştirecektir. Geçiş kontrol sistemleri bir bütün olarak ele alındığında, bilgisayarından yazılımına, kart okuyucusundan turnike sistemine kadar ucuz sistemler değildir ve iyi bir yatırım gerektirir, ne yazık ki bu noktada yatırımların sonuçları da verimsiz olsa bile kolay ve kısa yollu bir çözüm için zorlanılmaktadır.